İlçe merkezine 28 Km. uzaklıktadır. Likya federe birliğinin spor kentidir. 4 tarihsel kuşağın bir arada görülebildiği, gezginlere Anadolu’muzda yaşamın sürekliliğini, kanıtları ile sunmaktadır. Ünlü Belleforontes ve kanatlı at Pegasus efsanesine konu olmuştur.Kanlı Ali Ağa Sarayı, stadyum,Gymnasyum, Palaestra, hamam, tiyatro, Belleforontes mezarının bulunduğu nekropol, günümüze kadar ulaşan yapılar arasında…

Tlos Antik Kenti
Dışarıya oranla 15 derece daha serin olan kanyondan çıkanların uğrak yeri; otopark çıkışında kurulu tezgahlar. Bal, kekik, nar ekşisi, meyveve hediyeliklerle dolu çarşıdan ve merkeze yaklaştıkça giderek sayıları artan kır lokantaları arasından geçenler, 7 kilometre uzaklıktaki Tlos Antik Kenti’ne varıyorlar. Asfalt ve rampa yol üzerinde yemyeşil bir alan üzerinde kurulu tiyatroyu gezmek ücretsiz. Tepede bulunan kale, kaya mezarları, odalar ve lahitleri gezmek içinse, müze girişine ücret ödeniyor. Zirveye yaklaşırken kayalar oyularak yapılan taş basamaklar, arkadan iten rüzgarın da etkisiyle rahatça çıkılabiliyor. Tepede ise, anlatılamayacak kadar güzel bir manzara sizi bekliyor. İnişte, hemen her adımda içilebilen kaynak suları, ziyaretçilere mola olanağı sağlıyor. Müze girişinde satılan kart postal ve Tlos’u anlatan kitapçıklar, Tlos’u unutmamanızı sağlıyor.

Ve Yakapark

Saklıkent ve Tlos üçgeninde son nokta ise, “Yaka Köyü”. Kaş, Antalya ve Fethiye çıkışlı jeep safaricilerin de mola yerlerinden biri olan Yakapark’ta; anıt olmuş ağaçlar, kademeli teraslar, havuz, su kanalları, hamaklar, yastık kaplı localar, taş masalar ve köşkler, görebilecekleriniz arasında. Kızgın saçta gözleme yapan köy kadınları, masalar arasında dolaşarak ötüşen horoz, civciv ve tavuklar da burada ilgi çeken unsurlar. Kanallardan taşarak akan suyun ve hışırdayan yaprakların sesleri arasında; bahçenin ortasında kurulu ızgarada pişen etler, mısır ununa bulanmış alabalıklar, çöp şişler ve közlenmiş patlıcanlarda güzelliğin cabası. Burada mutlaka görülmesi gereken bir başka yer ise Balıklı Bar… Restoran girişinde solda yer alan bar tezgahı taşdan yapılma ve içinde, dağdan gelen buz gibi suyun geçtiği bir kanalı var. Barda duranlar, kadehlerini su dolu kanala koyuyor, bu su içinde yüzen evcilleşmiş alabalıklar ise artık suya karışan rakı damlalarından mıdır, bilinmez konukların kendilerini sevip okşamalarına izin veriyor, kesinlikle kaçmıyorlar. Burada herkes yüzünde bir tebessümle hem balıkları okşuyor hem de içeceklerini yudumluyor. Çevrede gezilebilecek daha birçok yer bulunuyor. Kaplıcalar, Kaunos, Pınara, Letoon, Xantos, Patara gibi antik kentler, kaya mezarları, Fethiye tiyatrosu ve müzesi, Kayaköy, Ölüdeniz Milli Parkı, Katrancı, Kızlar Koyu, Göçek ve Kaş gün içinde gidip dönülebilecek uzaklıktaki turistlik merkezler.